BODRUM DENİZ MÜZESİ

Yayınlanma Tarihi 16 Eylül
Kategoriler Gezilecek yerler
Puanlama

Bodrum Deniz Müzesi'nde

Neler yapılır?

Bodrum denizciliğinin tarihçesi!

 

Bodrum tipi tekne modelleri, dünya denizlerine ait 6000 deniz kabuğu ve Cevat Şakir Kabaağaçlı koleksiyonu ile Bodrum denizcilik tarihine ışık tutmaktadır. Gulet, aynakıç ve tırhandil olarak üç kategori altında toplanan Bodrum’un Mavi Yolculuk teknelerini artık neredeyse görememekteyiz. Bodrum’un Mavi Yolculuk tekneleri hem yelken arması hem de gövde formu hususlarında küçümsenemeyecek bir çeşitlilik söz konusudur. Bodrum Denizcilik Müzesi geçmişte kalmış bu farklı ve zengin denizcilik dünyasını günümüze taşımaktadır.

Bodrum Guletleri

Tekne yapımcılığı tekrar başlamadan önce de Bodrum’da nakliye, balıkçılık ve süngercilik yapan çok sayıda tekne vardı ama bunların kaynağı Bodrum değildi. Bir kısmı Yunanistan’dan satın alınmış Yunan ve nadiren de İtalyan tekneleriydi, bir kısmı da Giritli göçmenler tarafından yanlarında getirilmişti. Bir önemli kaynakta hem İkinci Dünya Savaşı sırasında hem de savaştan önceki yıllarda Türkiye’nin karasularına yasal olmayan şekillerde girdikleri için el konulmuş ve daha sonra satışa çıkarılmış, çoğu Yunanistan kökenli teknelerdi. Bunların dışında bir tekne yapımı söz konusu değildi bu yıllarda. Bodrum’da tekne yapımcılığının başlaması, yerleşmesi ve Bodrum Guletinin ortaya çıkması üç aşamada gerçekleşmiştir. Birinci aşama Nami’nin Mehmet’in tekne yapımcılığını başlatması, ikinci aşama Ziya Güvendiren’in tekne yapımcılığını tam anlamıyla yerleştirmesi ve ilk guleti yapması ve üçüncü aşama da Ziya Güvendiren’in kalfalarının başta gulet olmak üzere tekne yapımcılığını Türkiye çapında ve uluslararası düzeyde tanınmış bir ekole/markaya dönüştürmesidir.

Bodrum’da Balıkçılığın Tarihçesi

İnsanlığın balıkçılıkla tanışması doğal olarak çok eskidir. İnsanlar, denize veya diğer su kaynaklarına yakın oldukları her yerde balık başta olmak üzere su canlılarını kendi tüketimleri için avlamaya çalışmıştır. Bununla beraber, ticari balıkçılığın geçmişi çok eski değildir. Her ne kadar ağ ve büyük deniz vasıtası gibi ticari balıkçılık için zorunlu olan araçlar çok erken tarihlerden itibaren mevcut olmuşsa da bu alanda en büyük sorunlardan biri tabii ki yakalanan balıkları kısa sürede iç bölgelere taşımak olmuştur. Yoksa, Kuzey Atlantik’te eski tarihlerden itibaren avlanan büyük balıkçı filoları olmuştur. Burada ballığı bozulmadan korumak kadar belli bir balık talebinin mevcudiyeti de önemli olmuştur. Küçük ölçek ticari balıkçılık, yani günlük yakalanan balığı ve diğer deniz ürünlerini belli bir veya birbirine yakın birkaç tane yerleşim birimine satmak, balığın yendiği her yerde olmuştur.

Bodrum’da Nakliye Denizciliğinin Tarihçesi

Nakliye denizciliği tarım ve ticaret ürünlerinin bir yerden bir yere taşınması olduğundan, bu tip denizciliğin tarihi doğal olarak binlerce yıl öncesine gitmektedir. Bodrum bölgesinde de durum farklı değildir. Her ne kadar Bodrum civarındaki deniz taşımacılığının tarihin derinliklerine kadar giden geçmişi üzerine ayrıntılı bilgiler mevcut değilse de tarihsel ve arkeolojik bulgular bu bölgede en azından dört bin yıl önce deniz taşımacılığının olduğunu göstermektedir. İlk önce Minos ve ardından Miken uygarlıkları zamanında Bodrum, Girit ve Yunanistan anakarası arasında nispeten yoğun bir deniz ticaretinin olduğunu söylemek mümkün. Antikçağda Halikarnassos kenti konumundan dolayı deniz ticaretinin önemli duraklarından biridir. Karya hükümdarı Mausolos’un başkentini Mylasa’dan Halikarnassos’a taşımasının nedenlerinden biri de ticarete elverişli limanıydı. Orta çağdaysa Venediklilerin bu yöreyle ticari ilişkileri olduğunu görüyoruz. Daha sonra Rodos şövalyelerinin de çeşitli ihtiyaçları için bu kıyılarla ticari ilişkiler sürdürdüğünü tarihsel kaynaklardan biliyoruz. Sonuç olarak nakliye yelkenlisi binlerce yıl boyunca bu sahillerin ayrılmaz bir parçası olmuş gözüküyor. Deniz taşımacılığı muhtemelen modern döneme kadar bu dağlık bölgede her zaman daha kolay bir seçenekti. Bununla beraber, Bodrum yöresinin kendisinin tarih boyunca bu deniz taşımacılığının ne kadarını üstlendiğini söylemek kaynakların yetersizliğinden ötürü zordur.

Bodrum Süngerciliğinin Tarihçesi

Bir dönem Bodrum’da denizciliğin en önemli kollarından ve Bodrum yarımadasının en önemli geçim yollarından biri olmuş süngerciliğin geçmişi, eldeki verilere göre süngerden ilk kez bahseden, antikçağ Ege’sinin ünlü ozanı Homeros’tur. Yine antikçağ Ege’sinin ünlü düşünür ve bilim adamı Yunanlı Aristoteles’in de sünger üzerine kapsamlı çalışmalar yaptığı bilinmektedir. Onun süngerlerle ilgili tartışmalarında özellikle en iyi süngerlerin derin sulardan geldiğini söylemesi, böyle bir bilgiye ancak o derinliklere dalarak ulaşılacağı için, o dönemde sünger avcılığının var olduğunun kanıtı olarak kabul edilmektedir. Süngerin bu dönemde çeşitli alanlarda kullanılıyor olması da birilerinin sünger için daldığını açıkça göstermektedir. Dolayısıyla, sünger avcılığının geçmişinin antikçağa ve hatta tunç çağına kadar gittiği söylenebilir.

Cevat Şakir Kabaağaçlı

Cevat Şakir Kabaağaçlı, 17 Nisan 1890’da Girit’te doğdu. Babası, Osmanlı komutanlarından ve tarih yazarlarından Kabaağaçlızade’lerden Mehmet Şakir Paşa, annesi Sare İsmet Hanım’dır.  Amcası ve babasının aile çevresi Cevat Şakir’in kişiliğini büyük ölçüde etkilemiştir. Çoğu dünya çapında ün yapmış sanatçılar bu aileden yetişmiştir.  Cevat Şakir’in çocukluğu babasının memuriyeti dolayısıyla beş yaşına kadar Atina Faleron’ da geçti, daha sonra ailece İstanbul Büyükada’ya yerleştiler.

1904'te Robert Kolej'ini bitirdi ve yüksek öğrenimini 1908'de İngiltere’de Oxford Üniversitesi Yeni Çağlar Tarihi Bölümü’nde tamamladı. 1913’te evlendiği İtalyan eşiyle İtalya’da kaldı. Bu sırada resim dersleri aldı, İtalyanca ve Latince öğrendi. 1914’te babası Mehmet Şakir Paşa, Cevat Şakir’in tabancasından çıkan bir kurşunla ölünce Cevat Şakir 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezasının yedi yılını çektikten sonra yakalandığı verem hastalığından ötürü affedilip tahliye edildi.

Bir süre tekkeye devam etti. 1910-1925 arasında dergilere yazılar yazdı kapak resimleri, süslemeler, karikatürler çizdi. Bir gazetede yazdığı öykü yüzünden Ankara İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı ve Bodrum’da 3 yıl sürgün cezasına çarptırıldı. Bir buçuk yıl sonra cezası affa uğrayınca İstanbul’a dönmedi, çok sevdiği Bodrum’da kaldı. 1947'de İzmir Karataş'a yerleşerek hayatını gazetecilik ve turist rehberliğiyle kazandı. 1973'te kemik kanserinden İzmir'de öldü. Vasiyeti üzerine Bodrum'da manevi oğlu ile birlikte seçtiği yerde defnedildi.

Hasan Güleşçi Deniz Kabukları Koleksiyonu

Bodrum Halkının ve misafirlerinin ziyaretine açılan Bodrum Deniz Müzesi’nde oluşturulan özel bir bölümde, yaklaşık 3800 adet deniz kabuğundan oluşan emsalsiz Hasan Güleşçi Deniz Kabukları Koleksiyonu 2011 tarihinden itibaren sergilenmeye başlanmış, bugüne kadar üzerindeki çalışmalar devam etmiştir.

Bodrum Deniz Müzesi’nde yer alan Hasan Güleşçi Deniz Kabukları Koleksiyonu dahilinde yaklaşık 105 aileye ait 3800 deniz kabuğu ile Hasan Güleşçi’nin 40 yıllık bir zaman diliminde dünyanın çeşitli bölgelerinden toplayarak oluşturduğu deniz kabukları ve pul koleksiyonunun bir kısmı yer almaktadır. Hasan Güleşçi, daha geniş kitlelere ulaşması amacıyla müzede sergilenmekte olan koleksiyonunun, ileriye dönük yeni çeşit ve ilavelerle daha da zenginleştirileceğini ifade etmektedir.

 

Özellikler


  • Ücretli
  • Ücretsiz
  • Açık alan
  • Kapalı alan
  • Otopark
  • Yiyecek
  • İçecek
  • Güvenlik
  • Özel Mülk
  • Halka açık
  • Müze
  • Fotoğraf
  • Video
  • Kültürel
  • Sportif
  • Gezi
  • Doğa
  • Aktivite

Sıkça Sorulan Sorular


Giriş ücreti uygulanıyor mu?

Giriş ücreti uygulanıyor.

Haftanın hangi günleri gezebilirim?

Pazartesi hariç haftanın diğer günlerinde gezebilirsiniz.

Günün hangi saatlerinde gezebilirim?

Saat: 09:00 / 20:00 arasında gezebilirsiniz.

Paylaş