BODRUM'UN EN İYİ YÜRÜYÜŞ ROTALARI, GÜNDOĞAN ROTASI

Bodrum'un en iyi yürüyüş rotaları, Gündoğan rotası

Gündoğan Rotası?

Bodrum anılarınıza yürüyüş serüvenlerini de katın!

 

Antik Çağlardan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapan Bodrum tarihi kalıntıları, mükemmel doğası ve sizi şaşırtacak çeşitlilikteki parkurlarıyla, yürüyüş severler için de harika bir rota. Masmavi Bodrum sularına ve manzarasına bir kez de biraz uzaktan bakarak tarih kokan patika yollarda, ormanların içinden yapacağınız yürüyüşler size kesinlikle mükemmel bir deneyim kazandıracak.

Bodrum’un en eski yerleşim yerlerinden biri olan Gündoğan yarımadanın kuzeyinde, Bodrum’a 20 km. uzaklıkta yer alıyor. Eski adı; “günün doğduğu yer” anlamına gelen, rumca bir kelime olan Farilya iken,1961 yılında Gündoğan olmuş. Tarih boyunca birçok halka ev sahipliği yapan Gündoğan’da yaşamış olanların bazıları; Mikenler, Persler, Mısırlılar ve tabii Bodrum’un ilk yerleşik halkı olan Lelegler. Birden çok halkı topraklarında barındırmış olması dolayısıyla Gündoğan, görülmesi gereken zengin bir kültürel mirasa sahip.

Doğası, denizi ve zengin tarihi mirasıyla Gündoğan; aynı zamanda yürüyüş için de nefis bir parkur. Masmavi denizini arkada bırakarak yapacağınız yürüyüşte, etrafınızı saran mandalina, zeytin ağaçları ve hayranlık uyandıran tarihi kalıntılarıyla hiç sıkılmadan parkuru tamamlayabilirsiniz. En az yarım gününüzü ayırarak, aceleye getirmeden orta zorluktaki bu parkurun tadını sonuna kadar çıkarmanızı tavsiye ediyoruz.

Leleglere ait birçok kaya mezarı, eski yel değirmenleri, su sarnıçları, Peynir Çiçeği Mağarası, Elli İki Merdiven Kilisesi ve Osmanlı Kulesi size yol boyunca size eşlik edecek. Peynir Çiçeği Mağarası binlerce yılda, çevresindeki baskın volkanik kayaların ve mağaranın altında akan derenin yardımıyla oluşmuş, bölgede rastlanmamasına rağmen kireç taşı oluşumuyla dikkat çeken, Bodrum’un ilk mağara yerleşimi. Gündoğan’dan 15 dakikalık tekne yolculuğuyla Küçük Tavşan Adası’na geçerseniz, 30-35 dakika yapacağınız yürüyüş sonrası, Bizans İmparatoru Justinyanus’un yaptırdığı Ayasofya Kilisesi ile aynı mimari özellikleri taşıyan Apostol Kilisesi sizi karşılayacak. Tekneyle yanaştığınızda karşınıza dikilen dik kayalıklar gözünüzü korkutmasın, parkurun zeytin ağaçlarıyla renklenen manzarası ve büyük oranda sağlam kalmış üç nefli kilise binası, yaptığınız tırmanışa değecek.